Cantor'un Sonsuzlukları: Bazı Sonsuzlar Diğerlerinden Büyük müdür?
Sonsuzluk tek bir şey sanılır. Oysa 19. yüzyılda Georg Cantor, farklı büyüklükte sonsuzluklar olduğunu kanıtladı ve bunu yaparken matematiğin en sarsıcı fikirlerinden birini doğurdu.

"Sonsuz" Ne Demek?
Çoğumuz "sonsuz"u tek bir kavram olarak düşünürüz: bitmeyen, sınırsız, en büyük. Ama 19. yüzyılın sonunda Alman matematikçi Georg Cantor (1845–1918), bu sezgiyi alt üst eden bir soru sordu: "Bütün sonsuzluklar aynı büyüklükte midir, yoksa bazı sonsuzlar diğerlerinden büyük müdür?"
Cevabı bulmak için önce "iki kümenin aynı büyüklükte olması" ne demek, onu netleştirmek gerekti. Cantor'un dahiyane fikri şuydu: Saymaya gerek yok — birebir eşleştirme kurabiliyorsak, iki küme aynı büyüklüktedir.
Eşleştirme Fikri
Bir çoban düşünün, sayı bilmiyor ama koyunlarının hepsinin gece geri döndüğünü anlamak istiyor. Her koyun için bir çakıl taşı toplar. Akşam her koyuna bir taş eşler; taş artmaz, eksilmezse hepsi dönmüştür. Saymadan, sadece eşleştirerek karşılaştırma yaptı.
Cantor bu fikri sonsuz kümelere taşıdı. İki sonsuz küme arasında, birinin her elemanını diğerinin tam bir elemanıyla eşleyebiliyorsak (birebir ve örten), bu iki küme aynı "boyuttadır" — Cantor buna aynı kardinalite dedi.
Şaşırtıcı Sonuç: Parça, Bütün Kadar Büyük Olabilir
İşte sonsuzlukla ilgili ilk şok. Doğal sayıları (1, 2, 3, 4, ...) ve çift sayıları (2, 4, 6, 8, ...) düşünün. Çift sayılar, doğal sayıların yalnızca bir parçası — yarısı gibi görünür. Ama eşleştirelim:
Her doğal sayıya tam bir çift sayı düşüyor, hiçbiri açıkta kalmıyor! Demek ki çift sayılar, tüm doğal sayılarla aynı büyüklükte sonsuzdur. Sonsuzlukta parça, bütüne eşit olabilir. (Bu fikir "Hilbert'in Oteli" adlı ünlü düşünce deneyinin de kalbidir.)
Aynı şaşırtıcı durum kesirler (rasyonel sayılar) için de geçerlidir. Sonsuz çok kesir vardır ve aralarında sonsuz çok kesir sıkışmıştır; yine de Cantor onları akıllıca bir sıraya dizerek doğal sayılarla birebir eşleştirilebileceğini gösterdi. Doğal sayılarla eşleştirilebilen bu tür sonsuzluklara "sayılabilir sonsuzluk" denir.
Asıl Bomba: Köşegen Argümanı
Cantor bu noktaya kadar "her sonsuzluk aslında aynı büyüklükte mi?" diye düşündürmüştü. Sonra 1891'de o ünlü kanıtını yayınladı ve her şey değişti.
Soru: 0 ile 1 arasındaki tüm gerçek (reel) sayılar da sayılabilir mi? Yani onları da 1, 2, 3, ... diye bir listeye dizebilir miyiz?
Cantor "hayır" dedi ve bunu çelişkiyle kanıtladı. Diyelim ki birisi 0 ile 1 arasındaki tüm reel sayıların tam bir listesini yapabildiğini iddia etsin. Sayıları ondalık açılımlarıyla alt alta yazsın:
1. sayı: 0, 1 4 1 5 9 ...
2. sayı: 0, 3 3 3 3 3 ...
3. sayı: 0, 7 1 8 2 8 ...
4. sayı: 0, 1 0 1 0 1 ...
...
Şimdi Cantor yeni bir sayı inşa eder. Bu sayının n'inci basamağını, listedeki n'inci sayının n'inci basamağından farklı seçer (köşegen üzerinde gezerek). Örneğin: o basamak 5 değilse 5 yap, 5 ise 6 yap.
Bu yeni sayı:
-
- sayıdan en az 1. basamakta farklıdır,
-
- sayıdan en az 2. basamakta farklıdır,
- n'inci sayıdan en az n'inci basamakta farklıdır.
Yani listedeki hiçbir sayıyla aynı değildir. Ama bu sayı da 0 ile 1 arasında bir reel sayı! Demek ki liste hiçbir zaman "tam" olamaz — her zaman dışarıda kalan bir sayı vardır.
Sonuç: 0 ile 1 arasındaki reel sayılar sayılamaz. Onların sonsuzluğu, doğal sayıların sonsuzluğundan gerçekten daha büyüktür.
İşte bu, matematik tarihinin en zarif ve sarsıcı kanıtlarından biridir: köşegen argümanı.
Sonsuzlukların Hiyerarşisi
Cantor burada da durmadı. Bir kümenin tüm alt kümelerinin oluşturduğu kümenin (kuvvet kümesi), her zaman orijinal kümeden kesinlikle daha büyük olduğunu kanıtladı. Bu da şu anlama geliyor: Sonsuzlukların sonu yoktur! Her sonsuzluğun üstünde daha büyük bir sonsuzluk vardır. Cantor bunları ifade etmek için İbranice "alef" harfini kullandı: (sayılabilir sonsuzluk), , , ...
Bedeli Ağır Bir Devrim
Cantor'un fikirleri zamanında büyük tepki gördü. Dönemin etkili matematikçisi Leopold Kronecker onu sert biçimde eleştirdi, çalışmalarının yayınlanmasını engellemeye çalıştı. Cantor uzun yıllar mesleki dışlanma ve depresyonla mücadele etti. Ama haklı çıktı.
Büyük matematikçi David Hilbert, yıllar sonra Cantor'un eserini savunarak şu meşhur sözü söyledi: "Cantor'un bizim için yarattığı cennetten kimse bizi kovamayacak." Bugün kümeler teorisi, modern matematiğin temel dilidir; neredeyse tüm matematik onun üzerine inşa edilir.
Sonuç
Cantor bize şunu öğretti: Sezgilerimiz sonsuzluk karşısında yetersiz kalır, ama dikkatli mantık bizi gerçeğe ulaştırır. "Sonsuz" tek bir şey değil — sonsuz çeşitlilikte sonsuzluk vardır ve bazıları gerçekten diğerlerinden büyüktür.
Belki de en güzel yanı şu: Tüm bu devrim, saymakla değil, eşleştirmekle başladı. Bir çobanın çakıl taşları kadar basit bir fikir, insan zihnini sonsuzluğun katmanlarına kadar taşıdı.
Etiketler
Kendinizi Test Edin
Cevaplarınız profilinizde istatistik olarak saklanır.
1. Cantor'a göre iki kümenin "aynı büyüklükte" olduğunu anlamanın yolu nedir?
2. Çift sayılar kümesi ile tüm doğal sayılar kümesi hakkında Cantor ne göstermiştir?
3. Cantor'un 0 ile 1 arasındaki reel sayıların sayılamaz olduğunu kanıtlamak için kullandığı yöntemin adı nedir?
4. Köşegen argümanının vardığı sonuç nedir?
5. Cantor'un çalışmalarını savunan ve "Cantor'un bizim için yarattığı cennetten kimse bizi kovamayacak" diyen matematikçi kimdir?
İlgili Yazılar
Brahmagupta: Sıfıra Kurallar Koyan ve Negatif Sayıları Borç Olarak Tanımlayan 7. Yüzyıl Hintlisi
628 yılında Brahmagupta, sıfırın aritmetiğini ve negatif sayıların kurallarını ilk kez sistematik biçimde yazdı. Borç-mülk metaforuyla negatif sayıları meşrulaştırdı, ikinci dereceden denklem formülünü genelleştirdi.
Bilim TarihiHypatia: İskenderiye'nin Son Büyük Kadın Matematikçisi ve Bir Çağın Sonu
M.S. 4. yüzyıl İskenderiye'sinde, dünyanın en büyük kütüphanesinin gölgesinde bir kadın geometri ve astronomi dersleri veriyordu. Hikâyesi, bir bilim insanının ötesinde, bir çağın bittiğini anlatır.
Bilim TarihiÉtienne Bézout: Fransız Donanmasının Matematik Hocası ve Adı Yanlış Yere Yapışmış Cebirci
Adı bugün her kriptografi dersinde geçen Bézout, hayatta sınava hazırlanan denizci adaylarına ders kitabı yazdı. Ünü, kendi bulmadığı bir teoremden geldi; kendi büyük teoremi ise nesiller boyunca anlaşılamadı.