Sophie Germain: Bir Erkek Takma Adı Ardında Saklanarak Matematiğe Giren Dâhi
18. yüzyıl sonu Paris'inde kadınlara üniversitenin kapıları kapalıydı. Sophie Germain matematik tutkusunu, "Monsieur LeBlanc" imzasıyla yazdığı mektuplarla yaşattı ve sonunda dönemin en büyük matematikçileriyle yazıştı.

13 Temmuz 1789, Paris. Bastille'in basılmasına bir gün var; şehir çalkantı içinde. 13 yaşındaki Marie-Sophie Germain, sokağa çıkmaktan men edildiği için babasının kütüphanesine kapanır. Rastgele aldığı bir kitap, dünyasını değiştirir: Jean-Étienne Montucla'nın Matematiğin Tarihi. Kitapta Arşimet'in son anları anlatılıyor; bir Romalı asker tarafından geometri çizerken öldürülen yaşlı bilgeyi okuyan Sophie, şu basit soruyu sorar:
Bir insan, çizdiği şekillere o kadar bağlanabilir mi ki canının tehlikede olduğunu fark etmesin? Matematik bu kadar büyük bir şey olabilir mi?
Bu sorunun cevabını bulmak için tüm hayatını verecektir.
Ailenin tutumu, kütüphanenin sessizliği
Sophie'nin ailesi varlıklıydı; babası saygın bir tüccardı. Aristokrat aileler için kız çocuklarının matematikle uğraşması "tuhaf", hatta sağlığa zararlı görülürdü. Sophie geceleri, herkes uyuduktan sonra, kütüphaneden Newton'un Principia'sını ve Euler'in eserlerini alıp Latince ve matematiği kendi başına çalıştı. Anne ve babası bunu fark edip "kızını korumak" için onun odasındaki muma, yorganlara, ısıtıcılara el koydu. Sophie, kalın bir battaniyenin altında, mürekkebin dondurmaması için kollarını saracak şekilde okumaya devam etti. Aile sonunda direnmeyi bıraktı.
"Monsieur LeBlanc"
1794'te, Sophie 18 yaşındayken Paris'te École Polytechnique kuruldu. Bu yeni okul, devrim sonrası Fransa'sının en parlak matematik ve mühendislik öğrencilerini yetiştirecekti. Tek bir engel vardı: kadınlara açık değildi.
Sophie, akıllı bir çözüm buldu. Okulun bazı derslerinin notları halka açık olarak dağıtılıyordu. Bu notları temin etti. Daha da iyisi, dönemin büyük matematikçisi Joseph-Louis Lagrange'ın derslerinin sonunda öğrencilerden istenen ödevleri, "Antoine-Auguste LeBlanc" adlı eski bir öğrenci adıyla yazıp Lagrange'a göndermeye başladı.
Ödevler o kadar parlaktı ki Lagrange, "bu LeBlanc denen genç ile tanışmak istiyorum" diye haber yolladı. Buluşmada karşılaştığı kişi tanıdığı eski öğrenci değil, 18 yaşında bir kadındı. Lagrange'ın tepkisi bir matematikçiye yakışacak biçimde rasyoneldi: şaşırdı, hayran kaldı ve Sophie'yi açıkça destekleyen hocalarından biri oldu.
Gauss ile mektuplar: Sayılar Teorisi
Sophie, çağının en büyük matematikçilerinden Carl Friedrich Gauss ile de yine "Monsieur LeBlanc" kimliğiyle yazışmaya başladı. Gauss'un yeni yayımlanan Disquisitiones Arithmeticae (1801) adlı eserindeki problemleri çalıştı; bazı sorularına özgün çözümler önerdi ve Gauss'a mektuplar gönderdi. Gauss, bu kuru matematikten anlayan "Mösyö LeBlanc"ı çok takdir etti.
Yıllar sonra (1806) Napoléon orduları Almanya'yı işgal ettiğinde Gauss'un yaşadığı Braunschweig saldırı altındaydı. Sophie, Gauss'un Arşimet gibi bir savaş kurbanı olmasından korktu. Bir Fransız generali tanıyan dostuna ricada bulundu; general, Gauss'un evini özel olarak koruma altına aldı. Gauss bu yardımın kaynağını araştırınca gerçeği öğrendi: "Mösyö LeBlanc" aslında Sophie Germain adlı bir Fransız kadındı.
Gauss'un Sophie'ye yazdığı mektup, matematik tarihinin en güzel paragraflarından biridir:
Soyut sayılar bilimine olan ilginin nadir bulunduğu bir alanın çekiciliği şaşırtmaz beni. Ama bizim cinsiyetimizin (yani erkeklerin) örf ve önyargılarına göre bu bilime tüm engelleri aşarak girmek, çok daha derin bir başarıdır. Bunu yapan birinin böylesine zekâya, böylesine olağanüstü bir dehâya sahip olması gerekiyor — ki sonsuz hayranlığa lâyıktır.
Fermat'nın Son Teoremi'ne ilk büyük adım
Sophie'nin en bilinen matematik katkısı Fermat'nın Son Teoreminedir. Fermat'nın iddiası şudur:
denkleminin için pozitif tam sayı çözümü yoktur.
Bu denklemi 358 yıl sonra Andrew Wiles tam olarak kanıtlayacaktı. Ama o güne kadar her ilerleme zorlukla, küçük adımlarla geldi. Sophie Germain'in yaklaşımı, bu adımların ilki ve en önemlilerinden biriydi.
Bir asal sayı için de asal ise, bu sayısına bugün Germain asalı denir. (Örnek: asaldır, de asaldır; demek ki bir Germain asalıdır.) Sophie, böyle "Germain asalı" için Fermat'nın denklemi 'nin çözümünün varsa, çözümün sayılarından en az birinin 'ye tam bölünmesi gerektiğini kanıtladı. Bu, Fermat'nın Son Teoremi'nin bu sınıf üstel için "ilk durum"unu büyük ölçüde kapatan çok önemli bir adımdı.
Bugün bile sayılar teorisinde Germain asalı kavramı yaşar; modern kriptografide RSA tarzı şifreleme için güvenli asal olarak kullanılır.
Chladni'nin levhası ve esneklik teorisi
Sophie'nin ikinci büyük katkısı tamamen farklı bir alandaydı: fizik. 1808'de Alman müzisyen-bilim insanı Ernst Chladni, Paris'te ünlü bir deney gösterdi: kum serpiştirilmiş metal levhayı keman yayıyla titreştirip kumun hareket etmeden kaldığı çizgileri (düğüm çizgileri) gözlemlemek. Levha üzerinde inanılmaz güzellikte simetrik desenler oluşuyordu — ama bunu açıklayacak bir matematiksel teori yoktu.
Napoléon, Fransız Bilimler Akademisi'ne büyük bir ödül koydu: "Esnek bir yüzeyin titreşim matematiğini ilk açıklayan kişiye." Yarışmaya başvurmak için kadın olmak engeldi; ama Sophie açık ara en hazırlıklı kişilerden biriydi.
Sophie üç kez başvurdu (1811, 1813, 1816). İlki kabul edilmedi. İkincisi onur mansiyonu kazandı. Üçüncüsü 1816'da resmi ödülü kazandı — ama Sophie, kadın olduğu için ödül törenine çağrılmadı; ödülü bir vekil aldı.
Bugün esneklik teorisinde (mühendislerin köprü, gemi, uçak tasarımı için kullandığı) levha titreşimi denklemi, Sophie Germain'in çalışmasına dayanır.
Sessiz son
Sophie Germain 1831'de, henüz 55 yaşındayken meme kanserinden öldü. Aynı yıl, Göttingen Üniversitesi, Gauss'un girişimleriyle ona fahri doktora vermek üzereydi. Sophie, bu kararı duymadan öldü.
Daha acısı: ölüm belgesinde mesleği "rentier" (toprak gelirinden geçinen kişi) olarak yazıldı. Bir matematikçi olarak tanınmadı. Yıllar sonra Gauss, mektubunda söylediği gibi onun "engellere rağmen matematik bilimine giren" cesaretini her zaman hatırladı.
Mirası
Sophie Germain'in adı bugün matematikte üç yerde geçer:
- Germain asalları — sayılar teorisinde kriptografiye uzanan bir kavram.
- Sophie Germain özdeşliği — gibi sayılar teorisi araçları.
- Germain ortalama eğrilik — diferansiyel geometride esnek yüzeyleri tanımlayan kavram.
Daha derin mirası ise daha sessizdir: bilimde, yeteneğin önündeki tek engelin yetenek olması gerektiği fikrini gerçek hayatta kanıtlayan kuşağın en yorgun ama en kararlı sembollerinden biri olarak hâlâ hatırlanır.
- yüzyıl Paris'inde bir genç kadın, mum yakmasına izin verilmediği için karanlıkta okudu. Daha sonra Avrupa'nın en parlak matematikçilerinin yazdıklarına denk düşen mektuplar yazdı. Sonunda Fermat'nın Son Teoremi'nin yarısını taşıdı ve Napoléon'un en büyük bilim ödülünü kazandı. Hayatının trajedisi, bu başarıların hiçbiri için kapısının ona açılmamış olmasıdır. Ama matematik kibirden bağımsızdır: bir kapı bir gün kapalı olabilir, ama bir teorem hep açık kalır.
Etiketler
Kendinizi Test Edin
Cevaplarınız profilinizde istatistik olarak saklanır.
1. Sophie Germain, dönemin matematikçileriyle yazışırken hangi takma adı kullandı?
2. Bir asal sayı $p$'nin "Germain asalı" olması ne demektir?
3. Sophie Germain'in Fermat'nın Son Teoremi üzerine yaptığı katkı nedir?
4. Sophie Germain'in fizik alanında ödül kazanmasına yol açan çalışma hangi konudaydı?
5. Aşağıdakilerden hangisi Sophie Germain'in mirası olan bir kavram DEĞİLDİR?
İlgili Yazılar
Brahmagupta: Sıfıra Kurallar Koyan ve Negatif Sayıları Borç Olarak Tanımlayan 7. Yüzyıl Hintlisi
628 yılında Brahmagupta, sıfırın aritmetiğini ve negatif sayıların kurallarını ilk kez sistematik biçimde yazdı. Borç-mülk metaforuyla negatif sayıları meşrulaştırdı, ikinci dereceden denklem formülünü genelleştirdi.
Bilim TarihiHypatia: İskenderiye'nin Son Büyük Kadın Matematikçisi ve Bir Çağın Sonu
M.S. 4. yüzyıl İskenderiye'sinde, dünyanın en büyük kütüphanesinin gölgesinde bir kadın geometri ve astronomi dersleri veriyordu. Hikâyesi, bir bilim insanının ötesinde, bir çağın bittiğini anlatır.
Bilim TarihiÉtienne Bézout: Fransız Donanmasının Matematik Hocası ve Adı Yanlış Yere Yapışmış Cebirci
Adı bugün her kriptografi dersinde geçen Bézout, hayatta sınava hazırlanan denizci adaylarına ders kitabı yazdı. Ünü, kendi bulmadığı bir teoremden geldi; kendi büyük teoremi ise nesiller boyunca anlaşılamadı.