Weierstrass Fonksiyonu: Her Yerde Sürekli Ama Hiçbir Yerde Pürüzsüz Olmayan Canavar
Bir eğri çizdiğinizde, neredeyse her noktasında ona bir teğet çizebilirsiniz. Matematikçiler yüzyıllarca bunun her zaman mümkün olduğunu sandı. Sonra Weierstrass, hiçbir noktasında teğeti olmayan bir eğri kurdu ve herkesi şoke etti.

Sezginin Yanıldığı An
yüzyılın ortasına kadar matematikçiler, "makul" bir eğri hakkında rahat bir varsayıma sahipti: bir fonksiyon sürekliyse — yani grafiği kalemi kâğıttan kaldırmadan, kesintisiz çizilebiliyorsa — o zaman neredeyse her noktasında ona bir teğet çizilebilmeliydi. Başka bir deyişle, sürekli bir eğri "çoğu yerde pürüzsüz" olmalıydı. Köşeler, sivri uçlar ancak bir kaç istisnai noktada olurdu.
Bu sezgi o kadar güçlüydü ki, ünlü matematikçiler bunu neredeyse kanıtlanmış bir gerçek gibi kullanıyordu. Ama yanılıyorlardı — ve bunu en çarpıcı biçimde gösteren, Alman matematikçi Karl Weierstrass oldu.
Süreklilik ve Türev: İki Farklı Şey
Önce iki kavramı netleştirelim:
- Süreklilik: Eğride hiçbir kopukluk, sıçrama yoktur. Kalemi kaldırmadan çizebilirsiniz.
- Türevlenebilirlik: Eğrinin o noktada belirli bir eğimi (teğeti) vardır — yani yerel olarak düz bir doğruya benzer, pürüzsüzdür.
Sezgi şunu söylüyordu: süreklilik, neredeyse her yerde türevlenebilirliği getirir. Bir köşe (mutlak değer fonksiyonunun ucu gibi) tek bir noktada teğetsizlik yaratabilir, ama her yerde teğetsiz bir sürekli eğri? İmkânsız görünüyordu.
Canavar Doğuyor
'de Weierstrass, tam da böyle bir fonksiyon inşa etti: her noktasında sürekli, ama hiçbir noktasında türevlenemeyen bir eğri. Yani kesintisiz çizilebilir, ama hiçbir yerinde — tek bir nokta bile — ona düzgün bir teğet çizemezsiniz. Eğri her ölçekte sonsuzca pürüzlüdür.
Bunu nasıl yaptı? Fikir zariftir: birçok dalgalı fonksiyonu (kosinüs dalgalarını) üst üste toplamak. Her yeni dalga, bir öncekinden daha hızlı titreşir ama daha küçük genlikte olur:
Burada küçük (genlikleri küçülten), büyük (titreşimi hızlandıran) sayılardır, belirli bir koşulu sağlayacak şekilde seçilir. Genlikler hızla küçüldüğü için toplam birikir ve sürekli bir eğri verir. Ama titreşimler her ölçekte o kadar hızlanır ki, ne kadar yakından bakarsanız bakın, eğri asla "düzleşmez" — her büyütmede yeni, daha küçük titremeler görürsünüz. Bu yüzden hiçbir noktada belirli bir eğim, yani teğet oluşmaz.
Tepkiler: "İğrenç Bir Bela"
Bu fonksiyon, dönemin matematik dünyasında derin bir rahatsızlık yarattı. Bazı saygın matematikçiler bu tür nesneleri "patolojik", "iğrenç bir bela" gibi sözlerle karşıladı; Henri Poincaré bunlara "canavarlar" dedi. Çünkü sezgiye, "doğal" matematiğe meydan okuyorlardı.
Ama Weierstrass'ın canavarı bir oyun değildi; derin bir ders veriyordu. Matematik, sezgiye değil, kesin tanımlara ve titiz ispatlara dayanmalıydı. "Apaçık" görünen şeyler yanlış çıkabilirdi. Bu olay, yüzyılda analizi sağlam temellere oturtma (epsilon-delta titizliği) hareketinin güçlü bir itici gücü oldu.
Bir Canavardan Bir Devrime: Fraktallar
İşin güzel sonu şu: bir zamanlar "iğrenç" denen bu fonksiyonlar, bugün matematiğin merkezinde. Weierstrass fonksiyonu, aslında bir fraktaldır — her ölçekte kendine benzeyen, sonsuzca pürüzlü bir yapı. Yüzyıl sonra Benoit Mandelbrot, tam da bu tür "pürüzlü" nesnelerin doğanın gerçek geometrisi olduğunu gösterdi: kıyı şeritleri, dağlar, bulutlar hep böyle pürüzlüdür. Borsa fiyatlarının dalgalanması bile Weierstrass eğrisini andırır.
Weierstrass fonksiyonu, matematik tarihinin en güzel derslerinden birini verir: sezgi güçlü bir rehberdir ama mutlak bir otorite değildir. "Olamaz" dediğimiz şey, dikkatli bir inşayla pekâlâ var olabilir. Bir zamanlar herkesi rahatsız eden o canavar, bugün doğanın ta kendisini tarif eden fraktal geometrinin atalarından biri olarak saygıyla anılıyor.
Etiketler
Kendinizi Test Edin
Cevaplarınız profilinizde istatistik olarak saklanır.
1. 19. yüzyıl ortasındaki yaygın (yanlış) sezgi neydi?
2. Weierstrass fonksiyonunun çarpıcı özelliği nedir?
3. Weierstrass bu fonksiyonu nasıl inşa etti?
4. Bu "canavar" fonksiyonun matematiğe en önemli katkısı ne oldu?
İlgili Yazılar
Pi’yi Yasayla Değiştirmeye Kalkan Eyalet: Indiana Pi Yasası Hikâyesi
1897’de ABD’nin Indiana eyaletinde, pi sayısını yanlış bir değere "sabitleyen" bir yasa tasarısı meclisten geçmek üzereydi. Onu son anda durduran şey, tesadüfen mecliste bulunan bir matematik profesörü oldu.
MatematikPoker, Oyun Teorisi ve Yapay Zekânın Blöf Yapmayı Öğrenmesi
Satrançta her şey ortadadır; pokerde ise rakibinizin kartlarını göremezsiniz ve blöf işin kalbidir. İşte bu yüzden poker, yapay zekâ için satrançtan çok daha zorlu bir sınav oldu — ve oyun teorisinin en güzel zaferlerinden birini doğurdu.
MatematikHilbert’in Altıncı Problemi: Tüm Fiziği Matematiğe Çevirmek Mümkün mü?
1900’de büyük matematikçi David Hilbert, yüzyılın yol haritasını çizen 23 problem sıraladı. Altıncısı diğerlerinden farklıydı: bir denklem değil, koca bir hayaldi — fiziğin tamamını sağlam aksiyomlar üzerine kurmak.